Adana Taş Köprü Yıllara Meydan Okuyor

Türkiye’nin 6. büyük şehri olan ve Anadolu’nun en eski toprakları arasında bulunan Adana, şehir içinden geçen Seyhan ve Ceyhan nehirleri ile bölünmüştür. Tarih içerisinde de farklı medeniyetler tarafından Adana’da hüküm sürülürken, Seyhan Nehri’nin ikiye böldüğü topraklarda iki yakayı birleştirmek açısından Taş Köprü sayesinde çözüm elde edilmiştir.

Adana Taş Köprü, bugün Seyhan Nehri üzerinden geçerek, Seyhan ve Yüreğir yakalarını birleştirirken, aslında dünyanın en eski köprüsü olarak da halen kullanılmaktadır. Yıllara meydan okuyan bu köprünün, yaklaşık olarak 3500 yıl önce inşa edildiği hatta bazı rivayetlerde daha da eski olduğu ifade edilmektedir. 

Adana Taş Köprü Tarihçesi

Taş Köprünün, hakkında anlatılan bilgilere ve yapılan araştırmalara göre ilk olarak Hititler zamanında inşa edildiği ifade edilmektedir. Bu bağlamda M.Ö. 1550 yılında yazılmış bir kitabede Hitit kralı I. Anuwanda tarafından anlatılan Adania Savaşı hikayesinde de Taş Köprü’den bahsedilmiştir. Kitabede bahsedildiği şekilde Kral I. Anuwanda; Adania denilen bir şehir ile savaştığını, bu şehrin önünden bir nehir aktığını ve nehrin üzerinde de bir köprü bulunduğunu ifade etmiştir. Arkeologlar tarafından gerçekleştirilen çalışmalarda Hitit kralı tarafından yazdırılan bu kitabede ifade edilen köprünün Adana Taş Köprü olduğu belirtilmektedir.

Başka bir araştırma sonucunda da Adana Taş Köprü inşaatının aslında Kral Hattuşili yani yine eski bir Hitit kralı tarafından M.Ö. 16. yüzyılda yaptırıldığı ifade edilmektedir. Kral bu dönemde Suriye’ye giderken daha rahat bir yol elde edebilmek için bu köprüyü yaptırmıştır denilmektedir.

Aslında net olarak devlet kayıtlarına da geçmiş şekilde belirtilen tarihi araştırmalarda Seyhan Nehri üzerinde bulunan Adana Taş Köprü için 4. yüzyıl 385 yılı içerisinde Roma İmparatoru Hadrianus tarafından yaptırıldığı ifade edilmektedir. Yani yaklaşık 1600 yıldır varlığı kanıtlanmış olan bu köprü, daha sonraki dönemlerde de onarımlar ve restorasyonlar geçirmiştir.

Taş Köprü ilk olarak tarihte bilindiği üzere 8. asırda Harun Reşit tarafından eklentiler yapılarak, Adana Kalesi ile birleştirilmiştir. Daha sonrasında Harun Reşit’in oğlu 7. Abbasi halifesi Memun tarafından da onarımı yapılan köprü, dönem dönem Osmanlı Sultanı III. Ahmet döneminde, Kel Hasan Paşa döneminde ve 18. yüzyılda Adana Valisi Ziya Paşa döneminde değişiklik ve tamirat geçirmiştir. Son olarak Cumhuriyet tarihinde ise 1949 yılında bir onarım yapılmıştır.

Taş Köprü’de Kral Kızı Efsanesi

Taş Köprü hakkında Adana’da anlatılan efsaneler birden fazla olmak ile birlikte örneğin Kral Kızı Efsanesi, dillerden dillere günümüze kadar ulaşmış bir rivayettir. Rivayete göre bir büyücü Adania kralına, kralın kızının bir yılan tarafından öldürüleceğini ifade ettiği için Kral, kızını korumak adına Seyhan Nehri’nin ortasındaki bir adaya göndermeyi seçmiştir. Fakat yine de bir gün kralın kızına götürülen üzüm sepetinin içerisine saklanan bu yılan kralın kızını öldürmüştür.

Büyücünün rivayeti gerçeğe dönüştüğü için Kral, kızının anısını yaşatmak adına bir köprü inşa ettirmeyi düşünmüştür. İnşaat sırasında da köprünün sonsuz bir yaşama sahip olması için köprünün ayaklarına altın gömülmüştür. Aslında amaç, bir gün bu köprü yıkılırsa, altından çıkan altınlar ile köprünün tekrar yapılabilmesidir.

Taş Köprü’nün Mimarı Kimdir?

Bugün Adana Arkeoloji Müzesi’nde Grekçe dilinde yazılmış olan bir kitabe bulunmaktadır. Bu kitabe üzerinde Adana Taş Köprü inşaatının Roma İmparatorluğu zamanında 4. yüzyılda daha önce bahsedildiği şekilde Kral Hadrianus tarafından yaptırıldığı ifade edilmiştir. Bu kapsamda da köprünün mimarinin Mimar Auxentius olduğu ifade edilmektedir. Kitabede net olarak;

“Gerçek şu ki Auxentius, bu mucize senin iktidarın sayesinde oldu… Daha önceleri, tecrübesiz olan çok kişinin çeşitli teşebbüsleri olmuştu. Fakat onların girişimleri Tarsus Çayı’nın dalgaları için bile zayıf olmuştur. Sen ise buradaki köprüyü, kemerlerin üzerinde, ebediyet için kurmuşsun…”

ifadesi yer almaktadır. 

Evliya Çelebi’nin Dilinden Taş Köprü

Anadolu’yu karış karış gezmiş ve Seyahatname eserini yazmış olan Evliya Çelebi tarafından da Taş Köprü’den bahsedilmiştir. Seyahatname’de ifade edildiği üzere Abbasi Halifesi Memun tarafından Adana’da hüküm sürdüğü zamanlarda Taş Köprü üzerinden gelip geçenlerden haraç alma maksadı bulunduğundan dolayı giriş ve çıkış noktalarında mazgal ilave ettirildiği yazılmıştır. 

Evliya Çelebi seyahatname içerisinde ayrıca köprünün Harun Reşit zamanında Adana Kalesi ile birleştirildiğini de ifade etmiştir. Bu bilgiler Seyahatname üzerinde Evliya Çelebi tarafından belirtilmiş olsa da bugün eserde bahsedilen kapı veya mazgallar ya da kalıntıları köprüde yer almamaktadır. Fakat bahsedildiği şeklinde Kale duvarı ve bu işlem ile ilgili kalıntılar görülebilmektedir.

Taş Köprü Kapalı Çarşısı

Yakın geçmişte Taş Köprü üzerinde yapılan çalışmalarda tarih boyunca köprü üzerinde bir Kapalıçarşı bulunduğu tespit edilmiştir. Aslında bu çarşının Adana Valisi Mahmut Paşa döneminde inşa edildiği düşünülürken, amacının güneşin batışını izlemek için inşa edilmiş bir kule olduğu zannedilmiştir. Yıllar sonra yapılan çalışmalarda bu yapının Adana Taş Köprü üzerinde bulunan tarihi bir Kapalıçarşı olduğu ortaya çıkarılmıştır.

Taşköprü Mimarisi

Tarih içerisinde rivayetler ve farklı arkeolojik belirlemeler ile taş köprü inşaatı ve mimarisi için farklı bilgiler elde edilmiştir. Ancak en net bilgiler bağlamında köprünün 319 metre gibi bir uzunluğa sahip olduğu ve yüksekliğinin 13 metre olduğu ifade edilebilir. Köprü 21 farklı kemer üzerinde inşa edilmiş olmakla birlikte bu 21 kemerin 14 adedi ayak olarak kullanılmıştır.

21 kemerin tam ortasında yer alan büyük kemer görsel olarak süslenmiş ve 2 adet aslan kabartması nakış edilmiştir. Dünyanın en eski ve halen kullanılan en önemli köprülerinden biri olan Taş Köprü çok eski tarihlerde yolcu ve araç trafiği için yani at arabası gibi araçların trafiği için kullanılmıştır. Aslında cumhuriyet tarihi içerisinde köprü motorlu taşıt trafiği içerisinde de kullanılmıştır.

Tarih içerisinde yakın geçmişte Seyhan nehri ıslah çalışmaları yapılırken, 21 adet köprü gözünün 7 adedi toprak altında kalmıştır ve bugün 14 gözlü bir köprü görülmektedir. Köprü ilk yapıldığı zamanlarda bugüne göre daha dar olmakla birlikte günümüze yakın restorasyonlarda neredeyse iki katına ulaşacak şekilde genişletilerek, 11.40 metre haline getirilmiştir. Son olarak turistik restorasyon çalışmaları 2007 yılında tamamlanmıştır.

Adana Taş Köprü Ulaşımı Ve Konumu

Yapılan son restorasyon çalışmaları ile birlikte Adana Taş Köprü kültür turizmi açısından kentte görülebilecek en önemli yapılardan birisi olarak halka açılmıştır. Köprü bir yanda Yüreğir ilçesi Sinan Paşa Mahallesi’nde ve diğer yanda da Seyhan ilçesinde görülebilecek şekilde yer almaktadır. 

Adana Taş Köprü konumuna ulaşmak için şehir merkezinden ve valilik binası çevresinden hatta birçok farklı noktadan şehir içi ulaşım araçları yer almaktadır. Özellikle Seyhan ilçe merkezinde de Barkal dolmuşları sayesinde son durakta iniş gerçekleştirdiğinizde, köprüye ulaşmanız mümkün olacaktır. Köprü çevresinde güzel vakit geçirmeniz için çay bahçeleri, restoranlar, alışveriş noktaları gibi alanlar yer alırken, köprüden geçerken meşhur Adana Merkez Cami manzarasını da görme şansınız olacaktır.

Köprü geçişi ücretsiz olmakla birlikte yürüyüş yolu olarak kullanılan köprüden rahatlıkla 4 kilometrelik bir mesafeyi yürüyerek geçebilir, Seyhan manzarasını ve Adana’nın manzarasını görerek özellikle güneşin batışını seyredebilirsiniz. Bölgede yer alan restoranlar ve çay bahçeleri gibi işletmeler sayesinde manzarayı seyrederken çay, kahve ve yemek yemeyi tercih edebilirsiniz. Hatta bölgede hediyelik eşyalar ve hatıra eşyaları satın alabileceğiniz işletmeler de yer almaktadır.